Artvin'in il olma hikayesi, pek çok kişinin bildiğinden çok daha karmaşık ve ilginçtir. Tarih boyunca farklı isimler taşıyan, defalarca el değiştiren, Rusların yönetiminde kalan ve nihayetinde Türkiye'ye katılan bu toprakların bugünkü idari yapısına kavuşması, tam 32 yıl sürdü.
Önce Sancak, Sonra Vilayet: 1924
7 Mart 1921'de Gürcülerden geri alınan Artvin, önce Ardahan Sancağı'na bağlandı. Aynı yılın Temmuz ayında Artvin Sancağı ayrı bir idari birim olarak kuruldu. Asıl dönüm noktası ise 24 Nisan 1924'te geldi: Türkiye genelinde sancak teşkilatı kaldırılıp vilayetlere geçilince, Artvin de kendi adıyla bir vilayet haline geldi.
Kapatıldı: 1933
Dokuz yıl boyunca kendi vilayeti olarak varlığını sürdüren Artvin, 1 Haziran 1933'te 2197 sayılı kanunla lağvedildi. Artvin ve Rize illeri birleştirilerek merkezi Rize olan Çoruh Vilayeti kuruldu. Artvin bu kez sadece bir kaza merkezi konumuna düştü. Dağlık arazisi ve ulaşım güçlükleri nedeniyle bu birleşme Artvin halkı için büyük sorunlar doğurdu; vilayet merkezine ulaşmak neredeyse imkânsız hale geldi.
Yeniden Merkez: 1936
Bu sıkıntılar bizzat dönemin Başbakanı İsmet İnönü'ye iletildi. 1935'te Artvin'i ziyaret eden İnönü'nün bölgenin koşullarını yerinde görmesinin ardından harekete geçildi. 4 Ocak 1936'da 2885 sayılı kanunla Rize merkezli Çoruh Vilayeti feshedildi; merkezi Artvin olan yeni Çoruh Vilayeti kuruldu. Artvin bu kez vilayetin merkezi oldu.
Artvin Adını Aldı: 1956
Son adım 17 Şubat 1956'da atıldı. 6668 sayılı kanunla Çoruh Vilayeti'nin adı kaldırıldı ve ilin adı, merkezinin adıyla aynı olan Artvin olarak belirlendi. Böylece ilin en önemli akarsuyu olan Çoruh Nehri'nin verdiği isim tarihe karışırken, şehrin kendi adı resmi kimliğine kavuştu.
Bugün 8 ilçesiyle Doğu Karadeniz'in en güçlü doğa destinasyonlarından biri olan Artvin, bu uzun ve çetrefilli idari serüvenin ardından köklü bir kimliğe sahip. Boğa güreşleri, kestane ormanları, Çoruh rafting parkurları ve onlarca tescilli lezzetiyle artık sadece bir il değil — bir dünya.