Türkiye'nin kuzeydoğusunda, dağların arasına sıkışmış bu küçük ama onurlu şehir; yüzyıllardır kendine özgü bir kimlikle var olmuştur. Artvinliler, şehirlerine dair klişeleri ve yanlış bilgileri sabırla taşımaya alışmış olsalar da bazı sorular var ki sabır taşını çatlatmaya yeter. İşte o sorular — ve muhtemelen alacağınız tepkiler.
1
"Boğa güreşleri hayvanlara zulüm değil mi?"
Artvin boğa güreşleri, boğaların birbiriyle güreştiği, kazananın sağ salim ayrıldığı geleneksel bir kültür etkinliğidir. Burada ne kan var ne de yenilen hayvan. Aksine boğalar özenle bakılır, sevilir, adeta birer sporcu gibi yetiştirilir. Bu soruyu sormak, Artvinlinin gözünde kendi kültürünü tanımayan birisine dönüşmenizi sağlar — ki bu pek iyi bir başlangıç değildir.
2
"Artvin küçük bir yer, burasını kimse tanımaz."
Artvin, Türkiye'nin en küçük illerinden biri olabilir; ancak tanınmamak meselesi bambaşka bir şeydir. Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali, Dünya Rafting Şampiyonası, Berta Doğa Festivali — bunların hiçbirini küçümsemek mümkün değil. Adını duymadıysanız, sorun Artvin'de değil, büyük ihtimalle sizin haritanızda.
3
"Büyükşehirde iş imkânı çok, neden burada yaşıyorsunuz ki?"
Bu soru, aslında büyükşehir merkezli bir bakış açısının ürünüdür. Her insan aynı şeyi aramaz; kimileri kalabalığı, kimileri huzuru tercih eder. Temiz hava, güvenli ortam, komşuluk kültürü ve doğanın tam ortasında bir yaşam — bunların parayla ölçülmesi pek de kolay değildir. Artvinli bunu zaten bilir, sormana gerek yok.
4
"Kışın burada araba sürülmez."
Artvinliler, Türkiye'nin en zorlu dağ yollarında araba kullanan insanlardır. Kışın kar, buzlanma, viraj — bunların hepsi günlük yaşamın parçasıdır. Bu cümleyi bir Artvinliye söylemek; yüzmesini iyi bilen birine "denize girme, boğulursun" demek gibidir. Tepkiyi hayal edebilirsiniz.
5
"Buralarda dağdan başka bir şey yok."
Evet, dağlar var — muhteşem, nefes kesen, yemyeşil dağlar. Ama aynı zamanda Çoruh Nehri var, Borçka Barajı var, yaylalar var, tarihi kaleler var, köklü bir kültür var. "Dağdan başka bir şey yok" diyen biri, muhtemelen hiç Artvin'e gitmemiştir. Gitmiş olsaydı bu cümleyi kurmazdı.
6
"Cağ döner Erzurum'a aittir."
Bu konu, Artvin ile Erzurum arasında yıllardır süren nazik bir gerilim meselesidir. Artvinliler cağ dönerin kendi coğrafyasına ait olduğunu yürekten savunur. Bu tartışmayı bir Artvinlinin yanında başlatmak, uzun ve ateşli bir sohbetin fitilini ateşler. Hazırsanız buyurun.
7
"He, anlat bakalım, Artvin'in nesi meşhurmuş?"
Bu sorudaki küçümseyici ton, Artvinliyi en çok rahatsız eden şeydir. Artvin; ormanlarıyla, balıyla, dağ köyleriyle, rafting parkuruyla, festivalleriyle ve insanıyla meşhurdur. Ama asıl meşhuriyeti, bunu bilmeyenlere anlatmak zorunda hissetmemesidir. Bir Artvinli meşhuriyetini kanıtlamak için kimseye hesap vermez.
8
"Laz mısın, Gürcü müsün, Hemşin misin?"
Artvin, Türkiye'nin en fazla etnik çeşitliliğe ev sahipliği yapan illerinden biridir. Hemşinli de var, Gürcü kökenli de, Laz da, Türk de. Bu çeşitlilik Artvin'in zenginliğidir, kategorize edilecek bir sorun değil. Üstelik bu soruyu "hangisisin?" diye sormak, kişiyi bir kutuya koymaya çalışmak gibi algılanır — pek hoş karşılanmaz.
9
"Şehir merkezini buraya kim kurmuş?"
Artvin merkezinin dağın yamacında, neredeyse dik bir zemin üzerine kurulmuş olması, şehre ilk gelenlerin en sık sorduğu sorudur. Kısaca: coğrafya bunu dayattı, halk da buna uyum sağladı. Artvinliler bu şehirde doğup büyüdü, yokuşlara alıştı. Şaşkınlığınızı anlarız, ama bu soruyu on kez duyan biri için biraz yorucu olabiliyor.
10
"Rize'den Artvin'in farkı ne ki?"
İkisi de Karadeniz'in doğusunda, ikisinde de çay ve yeşillik var — benzerlik bu kadar. Artvin dağ şehridir, Rize kıyı. Artvin'de çay değil, bal ve orman kültürü egemendir. Artvin denize yakın değildir ama zirveye yakındır. Bu soruyu soran birine Artvinli genellikle derin bir iç çekişle başlar; sonrasını kendiniz tahmin edebilirsiniz.
Sonuç olarak Artvinliler, şehirlerine yönelik klişelere ve bilgisizliğe karşı sabırlı ama onurlu bir duruş sergiler. Bu soruları meraktan sordunuzsa, Artvinli muhtemelen uzun uzun anlatacaktır. Ama küçümseyerek sordunuzsa — iyi şanslar. 😊

